wybierz język: Türk Polski Україна English

Ortak sınır – Ortak miras

Dinyester (Turla) nehri kenarındaki Polonya ve Türk kalelerine yeni bir bakış

İZVANÇA (ZWANIC)

Dinyester (Turla) ve Zvançik nehirlerinin kollarında bulunan önce köyün, sonra kasabanın geçmişi XV. yüzyıla dayanıyor olsa da İzvança kalesi XVII. yüzyılın başında Podolya'nın genel kaymakamı Walenty Kalinowski tarafından 1614-1620 yılları arasında inşa ettirilmiştir.

Böyle bir yatırım yapmış olmasının sebeplerinin arasında Osmanlı İmparatorluğu'nun oluşturduğu ve gittikçe artan savaş tehdidi ile Boğdanlı haydutların sürekli devam eden soygunları vardı. Kalenin ilk şekli ile ilgili bir şey söylemek zordur – Karmelitanka çayının Zvançik nehrine döküldüğü kayalık bir burunda bulunuyordu, beşgen planlı taş bir yapıydı. Kuzey köşesinde beşgen şeklinde (beş köşeli) kale burcu, diğer köşelerde muhtemelen dört- veya beşgen planlı kale burçları veya yarım burçlar vardı. Hepsi birbiriyle sur duvarıyla bağlıydı. Kalenin güney-batı duvarında kapılı kule bulunuyordu. İzvança kısa süre sonra Kalinowski'nin kızkardeşi Barbara'nın mirası olarak Podolya kıdemli subayı Jan Lanckoronski'nin eline geçmiş ve XVIII. yüzyıla kadar bu hanedanın elinde kalmıştır. 

Kalenin Tatar istilalarına ve haydutların baskınlarına karşı bir direniş noktası olarak düşünüldüğü, düzenli bir kuşatmayı püskürtmek için hazırlanmamış olduğu çok bariz. Yine de 1621 yılında Hotin seferinde çok önemli bir rol oynamıştır.

            Hotin ordugahına doğru giden prens Władysław'ın kuvvetleri 30 ağustos günü kasabayı tamamen yağmalamış ve yakmış olsa da kale hasar görmemiştir.

Polonya kuvvetlerinin konuşlandığı bu müstahkem mevkii Hotin kuşatması sırasında önemli bir görev üstlenmiştir. Tatarlardan kaçan ve Kamaniçe'den Polonya-Litvanya-Kazak ordusuna ulaşmaya çalışan tedarik konvoyları orada sığınıyordu. Polonya kuvvetleri İzvança kalesini savunmasaydı hetman Jan Karol Chodkiewicz ve Petro Sahaidachny'nın (Ukr. Петро Конашевич-Сагайдачний) birlikleri muhtemelen bu kadar uzun süren kuşatmaya dayanamazdı. Osmanlı İmparatorluğu ile antlaşma imzalandıktan sonra 13 ekim tarihinde prens şahsen İzvança kalesinde konaklamıştır.

XVII. yüzyılın 30'lu ve 40'lı yılları arasındaki dönem Podolya için nispeten barış içinde geçmiştir. Bu dönemde Boğdan'nın Yaş şehri ile Kamaniçe'nin arasındaki ticari yolun üzerinde önemli bir nokta olan kasaba büyük bir hızla gelişmiştir. Bu sebepten 1646 yılında  Władysław IV tarafından İzvança'ya Magdeburg kanunları hükümünce haklar verilmiştir.

1653 yılında İzvança tekrar tarihin sahnesine çıkmıştır. O gün  Kral Jan Kazimierz komutasındaki kraliyet ordusu Zvançik ile Dinyester'in arasındaki düzlüğe ordugahını kurmuştur. Ana amçları Bohdan Khmielnitski'nin ve İslam Giray'in  Kazak-Tatar ordusunun Suçava'da (Suceava) birleşmiş Polonya – Boğdan – Erdel kuvvetleri tarafından kuşatılmış Kazak atamanının oğlu olan Timofiy Khmienitski'ye yardım etmesini engellemekti.

Bu amaçla Polonya kuvvetleri Podolya'ya doğru yönelmiştir. Polonya ordugahının doğrudan kuşatılması gerçekleşmemiş olsa da, (Suçava'daki Kazak birlikleri teslim olmaya zorlanmış, Timofiy hayatını kaybetmiştir) Tatarlar ve Kazklar Polonya kuvvetlerini ablukaya aldığı için erzak ve ikmal maddeleri ile ilgili yaşanan ciddi sıkıntılardan dolayı Jan Kazimierz düşmanla müzakere etmeye mecbur kalmıştır. 

1672 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile savaş sırasında İzvança'da konuşlanan ufak bir Polonya birliği IV. Mehmet'in ordusuna mukavemet etmeye çalışmamıştır bile.

30 temmuz tarihinde Yeniçeri askerleri kaleye girmiş, Polonya kuvvetleri Kamaniçe'ye kaçmıştır. Sonra içine 1500 tane Türk askeri konuşlanmıştır.

Bir sene sonra Kraliyet Büyük Hetmanı Jan Sobieski'nin kuvvetleri Türklere karşı Podolya'ya doğru yola çıkmıştır. Amaçları Bucaş antlaşmasının hükümlerini feshetmekti. Osmanlı komutanları, Kamaniçe halkının bir kısmının Polonya-Litvanya askerlerini gizlice şehrin içne almak istediği yönünde şüpheleri olduğundan bu komployu kurduklarını tahmin ettikleri kişileri Kamaniçe'den İzvança kalesine götürmüşlerdir. Hotin muharebesinden bir kaç gün sonra (11 kasım 1673) Sobieski'nin kuvvetleri İzvança kalesini ele geçirmiş, esirleri kurtarmıştır. Kraliyet Büyük Hetmanı, Hotin ve İzvança kalelerine Kamaniçe'deki Türk garnizonunu bloke etmek amacıyla güçlü piyade ve süvari birliklerini yerleştirmiştir ancak kış aylarında askerlerin bir kısmı kaleleri terketmiş ve haziran 1674 tarihinde Osmanlı kuvvetleri yarbay Jan Magnus von Ochapp tarafından savunan iki kaleye hucüm ettiklerinde Polonyalılar teslim olmak zorunda kalmışlardır.

Savaş yüzünden İzvança'nın nüfusu ciddi ölçüde azalmış, Osmanlı hakimiyeti altındayken kale harabe olmuştur. Türkler, askerlerini Bar, Mejibuji veya Kamaniçe kalesi gibi tahkimatları daha sağlam olan merkezlere konuşlandırmayı tercih ediyordu.

Hal böyleyken İzvança kalesinin bir sonraki Polonya-Osmanlı savaşında önemli bir rol oynamamış olmasına şaırmamak gerekir.

            1684 yılında Jan III, İzvança kalesinin yakınında, Jan Kazimierz'in eski ordugahının yerine ordugah kurmuş ve Dinyester'in karşı yakasına geçmeye çalışmıştır (nehirde su seviyesinin yükselmesinden dolayı yüzer köprü batmış, daha sonra Sobieski ilerdeki Meryem Ana İstihkamının yapılacağı yerde yani Seret nehrinin Dinyester nehrine döküldüğü yerde karşıya geçmeye çalışmıştır). 1692 yılında kral ve hetman Stanisław Jabłonowski İzvança kalesinin yerinde modern ve Kamaniçe kalesini bloke edecek bir tahkimat inşa ettirmeyi planlamışlar fakat kalenin perişan durumu yüzünden bu planlardan vazgeçip Jabłonowski batı istikametinde Zbruç nehrinin Dinyester nehrine döküldüğü bölgede Teslis Siperi denilen yeni bir müstahkem mevkii inşa ettirmiştir.

            Karlofça antlaşmasından sonra 1699 yılında İzvança tekrar Lanckoronski soyunun eline geçmiştir. Aile, çok sayıda Ermeni tüccarların yerleştiği kentle kaleyi yeniden yaptırmıştır.

XVIII. yüzyılın ikinci yarısında İzvança kalesinde Kamaniçe Komutanı'nın emrinde olup amacı sınır muhafazası olan milli süvari karakolu kurulmuştur.

İzvança kalesinin tarihindeki son askeri olay 1769 yılında meydana gelmiştir. Aralık 1769 tarihinde İzvança kalesine Bar'dan kovulmuş, Franciszek Pułaski'nin komutanlığındaki konfederasyon kuvvetleri yerleşmiştir (onun daha çok tanınan kardeşi Kazimierz, Teslis Siperinde mevzilenmiştir.) Sonraki senenin mart ayında Rus kuvvetleri İzvança'ya hücum edince konfederasyon güçleri Türk kalesi Hotin'e geri çekilmek zorunda kalmıştır.

Mayıs ayında Türk kuvvetler Hotin kalesini kuşatmaya hazırlanan Rus askerlerinin geçimini zorlaştırmak amacıyla İzvança kalesine taarruz etmiş, şehri yakmış, Romen-katolik papaz yardımcısı Kazimierz Grużecki dahil sakinlerinin bir kısmını öldürmüştür.

XVIII.  yüzyılın sonundan sonra kale, XIX. yüzyılın başında içinde bölgedeki mülkiyetlerin yönetiminin merkezi bulunduğu halde harabe olagelmiştir. Halen üç tane kale burcunun kalıntıları korunmuştur (en iyi korunmuş olan nehre bakan kuzey burçtur).

 

Kullanılan kaynakça:

L. Podhorodecki, Kampania chocimska 1621 r., /Hotin Seferi 1621, ''Askeri Tarih Araştırmaları ve Materyalleri'', cilt. X-XI/ „Studia i Materiały do Historii Wojskowości”, t. X-XI (1964–1965).

A.J. [Rolle], Zameczki podolskie na kresach multańskich, /Muntenya sınırlarında Podolya kaleleri, cilt.III/ t. III, /M/ Warszawa 1880.

M. Wagner, Kampania żwaniecka 1684 roku, /1684 İzvança Seferi/, Warszawa 2013.

İbidem, Wojna polsko-turecka 1672–1676, t. I–II, /Lehistan-Osmanlı savaşı 1672-1676, cilt I-II/ Zabrze 2009)

Autorzy zdjęć/grafik:Krystian Trela (8) - w sumie 8.