wybierz język: Türk Polski Україна English

Ortak sınır – Ortak miras

Dinyester (Turla) nehri kenarındaki Polonya ve Türk kalelerine yeni bir bakış

SOROKA

Bugünkü Boğdan şehri Soroca'nın bulunduğu yerdeki ilk kaleyi muhtemelen Ceneviz tüccarları tarafından XII. veya XIII. yüzyılda inşa edilmiş, ona ilk Bizans isminden esinlenerek Olihonia ismini vermişlerdir. Yerleşim yeri, Karadeniz'in kuzey kıyısında bulunan ve aralarında Kırımda'ki Balıklava ve Kefe, Don nehrinin ağzında bulunan (bugünki ismiyle Azov) Tana kolonisinin de bulunduğu Cenevizlilerin kurduğu tüccarlık merkezinin bir parçası olmuştur.

            Tuna kıyılarında bulunan topraklarla Dinyeper (Özü) nehrinin boylarındaki toprakları birbirine bağlayan güzergah Soroka'nın yakınında Diniyester'in karşısına geçiyordu.

Ayrıca nehir yoluyla Karadeniz kıyısında bulunan Cenevevizlilere ait Akerman'a mallar gönderiliyordu.

            Koloninin ne zaman çöktüğü tam olarak bilinmezse de 1489 yıında Boğdan voyvodası Büyük Ştefan, Cenevizlilerin eski şehrinin harabelerinin üzerine taştan bir kale inşa ettimiştir.

En geç 1499 yılından başlayarak orası Boğdanlı perkulab yani kaymakamın konağıydı. Yerleşim yeri o dönemde Soroka ismini almıştır (rom. sărac – fakir, fukara, isim, Türk ve Tatar istilaları sırasında Dinyester boylarındaki mağaralaraa sığınıan insanlardan kaynaklanmaktadır). 1543–1546 yılları arasında kale voyvoda Petru Rareş tarafından yeniden inşa ettirilmiş ve şimdiki halini almıştı (ortasında avlu bulunan, dört yuvarlak kale burçlu ve bir tane kare planlı kapılı kulesi olan bir rotonda).

O dönemde Soroka doğu Boğdan'ın en önemli merkezlerinden biri olmuştur.

XVII. yüzyılda Soroka'daki sığ geçit yeri Kazak ordusu (1653) ve Ukrayna seferi ile Moskova savaşı yıllarında  (1674–1681) Türk ordusu tarafından kullanılıyordu.

Büyük Osmanlı Savaşı sırasında 1691 yılında Lehistan kralı Jan III Sobieski Soroka'yı ele geçirmek istemiştir. Bunun birkaç sebebi vardı. Birincisi Soroka'nın ele geçirilmesi (halihazırda ele geçirilmiş Suceava, Dragomirna ve Câmpulung Moldovenesc  ile beraber) Polonya'nın kuzey Boğdan topraklarındaki yönetimini sağlamlaştıracaktı. İkincisi Soroka aşağı Dinyester ve Bucak istikametinde düzenlenen taarruzlar için iyi bir hareket üssü olurdu.

En sonunda ise Soroka'da konuşlandırılmış bir Polonya garnizonu Kamaniçe abluka zincirinin halkalarından biri olabilirdi. Eylül 1691 tarihinde Kral komutanlığında Polonya-Litvanya ana güçleri kuzey-batı Boğdan'a girmiş, Chelmno kale kumandanı albay Stanislav Zygmunt Druszkiewicz'in komutanlığındaki Zaporijya Kazakları ve kraliyet askerlerinden oluşan birlikler  Soroka'ya hucüm etmiş ve içinde Türk garnizonu bulunmadığı için sorunsuz bir şekilde onu ele geçirmiştir.

Ardından Zaporijya Kazakları güney istikametine yola çıkıp Bucak'taki Tatar yerleşimlerini talan etmişlerdir. Soroka'da geçim Polonyalı askerler için zordu. Birincisi kalenin diğer Polonya garnizonlarından çok uzak olması tedarik konusunda zorlukların yaşanmasına yol açıyordu. İkincisi kale perişan durumdaydı ve bir an önce inşaat ve tamir çalışmalarının başlatılması gerekiyordu.

1692 yılında, kardeşi general yarbay Otton Ernest von Rappe'nin piyade alayı komutanı oberşter (albay) Krzysztof von Rappe kalenin kumandanı tayin edilmiştir. Garnizon olarak komusındata alayı, Piotr  Drocienko ile Bazyli Sinica'nın Eflak birlikleri, 500 tane Kazak ile topçu silahları vardı.

Rappe, onarım çalışmaları için bir miktar para da almıştır.

Geçim ve sefer malzemeleri tedariği Nemiriv, Suceava veya Snatın üzerinden yapılacaktı. Yinde de en rahat tedarik güzargahı Dinyester üzerinden geçtiğinden dolayı su yolunu korumak amacıyla Kraliyet Büyük Hetmanı Teslis Siperi ve Meryem Ana İstihkamı kalelerini inşa ettirmeye karar vermiştir.

            Büyük olasılıkla şubat ayında ikinci komutan ve Kraliyet aşçıbaşı Franciszek Galecki kaleye ilk malzeme tedariğini gerçekleştirmiştir.

1692 yazında Rappe, kalenin dibindeki mevkinin etrafında yeni setler yaptırmış ve yeni bir kuyu açtırmıştır. Meğerse ileriki dönemde bu karar garnizonun kaderi için çok önemli olacakmış. Sonbaharda Daltaban Mustafa Paşa kaleyi Polonyalıların elinden geri almaya karar vermiştir.

27 eylül günü Türk-Tatar-Boğdan birlikleri kuşatma taarruzuna geçmiştir. Polonyalı komutan sırayla Eski ve Yeni Şehirden geri çekilerek (öncesinde onları ateşe verip) ve Osmanlı birliklerini karşı taarruzlarla sıkıntıya sokarak başarılı bir savunma gerçekleşmiştir. 9 ekim'de Osmanlı komutanı askerlerine Polonyalıların kısa süre önce sağlamlaştırdıkları kaleye bitişik müstahkem mevkiye şiddetli bir hücum yapmalarını emretmiştir. İlk başlardaki başarılara rağmen (Türkler setlere 3 tane sancak yerleşmişlerdir) Polonyalılar saldırıyı püskürtmüş, Osmanlı Ordusu kuşatmayı sonlandırmıştır. Türkler ve Tatarlar taarruz sonucunda 2 bin askeriyle 6 sancağını kaybetmiş, kuşatmanın başında sayısı 600 olan Polonyalı askerlerden 150si hayatını kaybetmiştir.

Hetman Jablonowski'nin, Soroka'nın yardımına Druszkiewicz'in birliklerini (aslında kaleye varamamışlardır) ve Braslav Stolnik'i mevkine sahip albay Wojciech Cinski'nin Bucak bozkırlarına yıkıcı saldırılar yapan süvari alayını gönderdiği gerçeğinin bu başarıya önemli katkısı olmuştur.

Soroka'nın etkin muhafazası, savunması Osmanlı Savaşının sonlarında Polonya'nın büyük zaferlerinden biriydi.

Soroka'ya giden su yolunun açılması kalenin malzeme tedariği açısından durmunu çok değiştirmemiş olsa da Rappen'in yerine geçmiş binbaşı Brink kaleyi sonraki senenin sonbaharında Türk saldırılarından korumayı başarmıştır.

Soroka savaşın sonuna kadar Polonya'nın elinde kalmış, Bucak'taki Tatarların ve Osmanlı yanlısı Kazakların mahalleleri için tehdit oluşturuyordu. Özellikle 1694 yılında albay Semen Paliy komutasında düzenlenen sefer Padişah'ın halkına ciddi zarar vermiştir.  

1699 yılında imzalanan Karlofça Antlaşması sonucunda kale Boğdan'a geri verilmiştir.

Dinyester kıyısında bulunan bu şehir XVIII. yüzyılda da iki kere askeri açıdan önemli bir rol oynayacaktı. 1711 ve 1738 yılında Rus Ordusu tarafından işgal edilmiştir. 1812 yılında ise Bükreş Antlaşması sonucunda Rusya İmparatorluğu egemenliğinin altına girmiştir.

 

 

Kullanılan Kaynakça:

Biblioteka XX. Czartoryskich w Krakowie, rkps nr 2699. Krakov XX. Czartoryskich Kütüphanesi, 2699 nolu el yazması

Biblioteka Zakładu Narodowego im. Ossolińskich we Wrocławiu, rkps nr 3003.Wroclaw, Ossolinscy Devlet Müessesesi Kütüphanesi, (rkps) 3003 nolu elyazması.

T. Ciesielski, Od Batohu do Żwańca: Wojna na Ukrainie, Podolu i o Mołdawię 1652–1653, Zabrze 2007. Batoh'tan İzvança'ya kadar: Ukrayna'da ve Podolya'da savaş ile 1652-1653 Boğdan Savaşı, Zabrze, 2007

https://ro.wikipedia.org/wiki/Soroca (en son erişim: 22 eylül 2014)

https://ru.wikipedia.org/wiki/Сороки_(город) (en son erişim: 22 eylül 2014)

J.Krz [J. Krzywicki], Soroki, [w:] Słownik geograficzny Królestwa Polskiego i innych krajów słowiańskich, (Lehistan Krallığı ve diğer Slav ülkeleri Coğrafya Sözlüğü [içinde] Soroki, cilt.XI,) wyd. F. Sulmirski i inni, t. XI, Warszawa 1890, s. 83–84.

K. Sarnecki, Pamiętniki z czasów Jana Sobieskiego: Diariusz i relacje z lat 1691–1696, (Jan Sobieski Döneminden Günce: 1691-1696 yıllarından Vakayiname ve Rivayetler) oprac. J. Woliński, Wrocław 1958.

M. Wagner, Rappe, Krzysztof, [w:] PSB, t. XXX (1987), s. 591–592.

M. Wagner, Wojna polsko-turecka w latach 1672–1676, t. II, (Lehistan-Osmanlı Savaşı 1672-1676, cilt I-II/) Zabrze 2010.

J. Wojtasik, Ostatnia rozprawa zbrojna z Turkami i Tatarami w 1698 r., cz. I, „Studia i Materiały do Historii Wojskowości”, t. XIII/1 (1967), s. 63–127./1698 yılında Türkler ve Tatarlar ile son silahlı mücadele., 1. bölüm,  Askeri Tarih Materyalleri, cilt. XVIII/1 (1967) s. 63-127 /

 

Autorzy zdjęć/grafik: - w sumie 3.