wybierz język: Türk Polski Україна English

Ortak sınır – Ortak miras

Dinyester (Turla) nehri kenarındaki Polonya ve Türk kalelerine yeni bir bakış

TESLİS SİPERİ KALESİ

Polonya (Lehistan) 1672 yılında Kamaniçe kalesini kaybedince bu stratejik istihkamı yeniden kazanma gereğinin neden olduğu ciddi bir meydan okumayla karşı karşıya gelmiştir. Büyük ölçüde süvarilerden oluşan, yetersiz topçu ve kuşatma birliğine sahip ve sürekli erzak ve mühimmat tedariki ile ilgili sıkıntı çeken Polonya-Litvanya ordusu düzenli ve uzun süre devam edecek kuşatmayı göze alacak kapasitede değildi. Bu durumda kalenin yeniden ele geçirilmesi için seçeneklerden biri sıkı örülmüş bir abluka kurup kalede konuşlanan kuvvetleri açlık ölümünün eşiğine getirip teslim olmalarını sağlamaktı.

1673 yılında Dinyester (Turla) nehri üzerindeki sığ geçitleri bloke edip kaleye Boğdan’dan gelen erzak tedarikini kesme teklifleri ortaya çıkmıştır.

Hotin zaferinden sonra Sobieski, Hotin ve İzvança’da olmak üzere Kamaniçe kalesinin etrafında ordugahlar kurmuştur. Ancak kralsızlık ve kral seçimi döneminden kaynaklanan tedirginliklerden dolayı yukarıda bahsedilen iki kaleyi elinde tutamamıştır. 1674 yılında Türkler Hotin kalesini ele geçirmiştir. 1675 ve 1676 yılında Lehistan kuvvetleri Kamaniçe’nin ablukasını değil, Türk-Tatar istilalarını püskürtmeyi düşünmek zorundaydı. Bundan dolayı olacak ki 1678 yılında Gniński’nin antlaşması ile teyit edilen[1] Zurawno (Juravno) antlaşması doğrultusunda Kamaniçe ve hemen hemen tüm Podolya toprakları Osmanlıların elinde kalmıştır.

1683 yılında Polonya yine Osmanlı İmparatorluğu ile savaşa girmiştir. Bu sefer Polonya, İmparator, Venedik ve Moskova’nın müttefiki olduğundan Podolya’yı geri kazanma perspektifi mevcuttu.  Eyaleti ele geçirmenin anahtarı kaleyi fethetmekti elbette, ki 1686 yılında Osmanlının o topraklardaki hakimiyeti eyaletin başkenti ile sınırlıydı.  III. Jan kaleye karşı doğrudan bir harekattan yana değildi. Bunun yerine başarılı olması durumunda Kamaniçe’nin garnizonunu teslim olmaya mecbur edeceğini düşünerek etkisiz bir şekilde Boğdan ile Eflak’ı işgal etme planlarını gerçekleştirmeye çalışıyordu.

 

Boğdan seferinin yenilgisinden bir yıl sonra yani 1687 yılında kısmen müttefiklerin baskıları sonucunda da olsa kaleyi kuşatma kararı alınmıştır. Ancak ismen prens Jakub komutasında olan sefer birkaç günlük bombardımandan sonra bitmiştir. 1688 yılında Polonya-Litvanya kuvvetleri  tekrar Kamaniçe’ye doğru yola çıkmıştır. Sefer sırasında piyadelerin konuşlanacağı iki tane müstahkem mevkiini inşa ettirme teklifiyle civardaki ufak kalelere Kamaniçe’nin devamlı ablukası olacak süvari birliklerini yerleştirme teklifi ortaya çıkmıştır.

Bu plan kısa sürede önce sadece civardaki kalelere askerler konuşlandırılacak şeklinde değiştirilmiş, sonra da mali ve tedarik sorunundan kaynaklanan sıkıntılar ve kısıtlamalardan dolayı tamamen feshedilmiştir.

            1689 yılında tekrar Kamaniçe kalesini kuşatmaya karar alınmış ancak başarısız olunmuştur.  1690-1691 yılları arasında III. Jan Boğdan planlarını tekrar hayata geçirmiştir. Savaş dönemi boyunca Polonya kuvvetleri Türklerin Kamaniçe’ye mal ve erzak tedariklerini engellemeye çalışsa da somut sonuçları elde edememişlerdir.

Kamaniçe’ye karşı harekat meselesi tekrar 1692 yılında kralın hetmanlarla yaptığı askeri şurada masaya yatırılmıştır. Polonya-Litvanya kuvvetlerinin kaleyi ele geçirmeye çalışacaklarına ancak hücumun başarısız olması durumunda Dinyester’in sığ geçit yerinde bir müstahkem mevkiinin inşa edileceğine karar verilmiştir. İlk başlarda İzvança kalesinin yeniden inşa edilmesi ve modernizasyonu söz konusuydu.

Bunun iki amacı vardı – yeni kaleye Türk kuvvetleri durduracak birlikler konuşlandırılacak ve  nehirden bir sene önce ele geçirilmiş olan Soroka’daki askerlere erzak ve mühimmat yollanacaktı.

Hetman Stanisław Jabłonowski ve ordusu Kamaniçe’ye vardığındaki mevcut durum planların tekrar gözden geçirilmesini gerektirmiştir.

Jabłonowski’nin komutasındaki piyade askerlerinin sayısı aynı anda hem Kamaniçe’nin kuşatmasını gerçekleştirmek hem de kale inşaatı çalışmalarını sürdürmek için yeterli değildi.  Mevsimden dolayı (eylül sonu) müstahkem mevkiinin inşa edilmesiyle yetinilmiştir. İnşa edilecek kalenin yeri de değişmiştir. İzvança’daki kalenin modernizasyonunun mümkün olmadığı ve ulaşımının çok zor olduğu ortaya çıkınca Zbruç ile Dinyester’in arasında bulunan (bir nehrin öbürüne döküldüğü yere yakın) dar sarp kayalıkların üzerine yeni bir kalenin inşa edileceği kararı alınmıştır.

Kale projesinin seçkin bir Hollandalı mimar Tylman van Gameren’e ait olduğu söyleniyor. Kiev voyvodası Kraliyet topçu süvari alayı generali Marcin Kątski’nin de mutlaka katkısı vardır. Kalenin doğu ve batı tarafında toprak tahkimatı vardı, güney ve kuzey sınırı nehirler ve sarp kayalıklar tarafından korunuyordu. Doğu cephesi iki tane yarım burç, bir tane burç, bir tane ravelin denen dışarıya doğru üçgen oluşturacak şekilde inşa edilen siperden ve Kamaniçe kapısından ibaretti, daha kısa olan batı cephesi ise iki tane yarım burç, ravelin ve Lviv kapısından oluşuyordu.

Ayrıca istihkamda gözetleme kulesi ve (1693 yılında inşa edilen) garnizon kilisesi bulunuyordu. Hotin ve Teslis Siperinin batısında bulunan Babintsi’de de askerlerin konuşlandırılması planlanıyordu ancak bu planlar hiçbir zaman gerçekleştirilmemiştir.

Teslis Dağı veya Teslis Dağındaki Siper denilen (Teslis Siperi adı sonradan kabul edilmiştir) istihkamda bulunan garnizon muhtemelen yaklaşık 1000 arkebüzerden, 1500 piyade askerinden, 100 dragondan (ağır süvari) ve 18 toptan oluşuyordu.

Kalenin komutanlığı arkebüzer alayı komutanı albay Michał Brandt. Kaledeki askerlerden alay komutanı Jakub Kalinowski’nin on üçü zırhlı, beşi de Eflak’tan gelme olmak üzere on sekiz süvari birliğinden yani toplam yaklaşık 1000 askerden oluşan süvari alayı en önemli role sahipti. Görevleri arasında Kamaniçe’ye gönderilmiş erzak ve mühimmatları ele geçirmek ve kaledeki askerlere kalenin etrafındaki tarlaları sürmelerini engellemek vardı.

Hetman Jabłonowski kilerlerin dolu olması için elinden geleni yapmış olsa da 1692/1693 kışında kalede ciddi erzak eksiği dolayısıyla sık sık asker firarları yaşanıyordu. 1693 yılında erzak tedariklerini koruma amacıyla Seret nehri kenarında  Gorodok mevkiinde ikinci istihkamı – Meryem Ana İstihkamını inşa etmeye ve Teslis Siperinde konuşlanacak askerleri seçme yöntemini değiştirmeye karar verilmiştir. 

Kalede görevlendirilmek üzere bütün birimleri tayin etmektense her milli süvari alayından ikişer refik (Leh. Towarzysz – genelde süvari subayı rütbesine sahip soylular) ve komutasındaki süvari birlikleri kaleye gönderilecekti. Tayin edilmiş askerler sonrasında daha küçük birliklere ayrılıyordu. Teslis Siperi garnizonu sonuç olarak iki tane süvari alayı, dört tane zırhlı alay ve iki tane Eflak alayından (yaklaşık 400 asker) oluşuyordu. Teslis Siperinde konuşlanan askerler maaşının yanı sıra yüksekçe bir ek meblağ alacaklardı. Komutanları stolnik ünvanına sahip kral sarayı görevlisi Konstanty Zahorowski oldu.  Süvariler yılda bir değişiyordu, piyade ve arkebüzer askerleri arasında da rotasyon mevcuttu. Kaledeki kuvvetler sonraki sene, Husaria denilen süvari birliğinin komutanı Mikołaj Guttyter-Dobrodziejski’nin hayatını kaybettiği Hodiv muharebesinde saatlerce kendisinden  kat kat daha güçlü Tatar ordusunun taarruzunu püskürtmüş, 1695 yılının başında Lviv muharebesinde de başarılı olmuştur.

Teslis Siperi’nin süvarilerinin faaliyetleri Kamaniçe garnizonunu ciddi sıkıntıya sokuyordu. 1694/1695 kışı Kamaniçe kalesinde erzak, odun kalmamışken Teslis Siperi kuvvetleri birkaç kez Türklerin hayvan sürülerini kaçırmış, birkaç tane nüfuslu görevliyi esir almıştır.

Firarlar, mali ve maddi sıkıntılar Teslis Siperi takımının peşini bırakmıyordu. 1696 yılında ciddi bir kriz yaşanmıştır.            

Jan III Sobieski döneminden sonra gelen kralsızlık döneminde kalede sadece 100 tane piyade askeri ile 70 tane arkebüzer askeri kalacaktı. O dönemde de Brandt’ın yerini albay Jan Krzysztof von Hondorff almıştır. Sonrasında kalede albay Jan Wilhelm Rotarius ve yarbay Jerzy Bartsch komutanlık yapmışlardır.

 

Kralsızlık dönemi sona erince kral ve hetmanlar istihkamın sağlamlaştırılması gerektiğine karar vermiştir. 1698 yılında kalede artık yaklaşık 1 000 piyade askeri bulunacaktı. Eylül 1699’da Teslis Siperi’nde Podolya’daki Polonyalı soylular meclisi düzenlenmiştir. Soylular Karlofça Antlaşması gereği Kamaniçe’deki Türk garnizonunun tahliyesini bekliyordu.

Lehistan-Osmanlı savaşı sona erince Teslis Siperindeki garnizonu korumaya karar alınmıştır. 1701 yılında kalede en az üç tane zırhlı birlik konuşlanıyordu. 1700 yılında kral II. August Marcin Kątski’ye kale etrafında kasaba kurma yetkisini vermiştir. Aynı dönemde kalede silah, mühimmat deposu yapılmıştır. XVIII. yüzyılın başında kalede sağlam tadilat çalışmaları yapılmıştır. Kalenin etrafındaki toprak setlerin etrafı taş duvarla çevrilmiştir.  Tahkimat çalışmalarını İskoçyalı yarbay Archibald Glover de Glaydeny denetliyordu. Kendisi sonrasında, 1715-1721 yılları arasında kalenin kumandanı olmuştur.

 

Kral III. August döneminde içinde devamlı küçük bir garnizon konuşlandığı  ve komutanları kaleye harbe hazırlık durumunu geri kazandırmaya uğraştıkları halde kalenin çöküşü başlamıştır. Kalenin etrafına büyük bir başarısızlıkla kurulmaya çalışılan kasaba kral Stanislav August döneminde artık yoktu.

1768 yazı Bar Konfederasyonu ilanından sonra Kraliyet Ordusunun ufak garnizonu kaleyi terk etmiştir. Yerine kaleye kaymakam Kazimierz Pułaski’nin komutasında Bar Konfederasyoncuları girmiş, 1769 yılına kadar kalede kalmıştır.

8 mart tarihinde Rus general Sergey İzmailov’un kuvvetleri kaleye taarruz etmiştir. Konfederasyoncular ihmal edilmiş tahkimatları düzenli ordunun hücumundan koruyamamış, Pułaski bir avuç askeriyle Dinyester nehrine atlayıp yüzerek kaçmıştır. Taarruz sırasında içinde konfederasyoncuların hastanesinin bulunduğu kilise yanmıştır.

            1722 yılında Teslis Siperi Avusturya’nın ilhak ettiği topraklarda bulunmuştur. Avusturya hükümeti müstahkem mevkiinin restorasyonuna ve faal hale getirilmesine karar vermemiştir. XIX. yüzyılın sonunda Polonya kalesinin kalıntılarını yani kiliseyle iki kapıyı restore etme projeleri ortaya çıkmıştır. 1903 yılında kilse yeniden takdis edilmiş, birkaç sene sonra kapılar yenilenmiştir. Romen-Katolik Parişi (kilisesi) 1939 yılında Sovyet kuvvetleri tarafından kapatılıp 2014 yılında yeniden açılmıştır.

 

Kullanılan Kaynakça:

Biblioteka XX. Czartoryskich w Krakowie, rkps nr 2699. Krakov XX. Czartoryskich Kütüphensi, 2699 nolu el yazması

T. Ciesielski, Armia koronna w czasach Augusta III, Kral III. August döneminde Kraliyet Ordusu, Warszawa /Varşova/ 2009.

B. Dybaś, Fortece Rzeczypospolitej: Studium z dziejów budowy fortyfikacji stałych w państwie polsko-litewskim w XVII wieku, /Polonya Cumhuriyeti’nin Kaleleri: Polonya-Litvanya Devletinde XVII. yüzyılda kalıcı istihkamlar araştırmaları/, Toruń 1998.

L. Finkel, Okopy św. Trójcy: Dwa epizody z dziejów Polski, /Teslis Siperi: Polonya tarihinden iki olay/ Lwów/Lviv 1889.

D. Kołodziejczyk, Podole pod panowaniem tureckim: Ejalet kamieniecki 1672–1699, /Osmanlı Egemenliğinde Podolya: Kamaniçe Eyaleti 1672-1699/  Warszawa 1994.

R. Marcinek, Okopy świętej Trójcy, „Teka Komisji Urbanistyki i Architektury”, t. XXVII (1995), s. 217–229. /Teslis Siperi, Şehir Planlama ve Mimari Komisyonu Dosyası, cilt. XXVII, s. 217-229/

K. Piwarski, Między Francją a Austrią: Z dziejów polityki Jana III w latach 1687–1690, /Fransa ile Avusturya arasında: 1687-1690 arasıJan III.nün politakası tarihi/ Kraków 1933.

J. Sowa, „Ludzie niezwalczeni”: Rejestry chorągwi jazdy zaciągu narodowego w Okopach św. Trójcy 1693–1695, [w:] Studia nad staropolską sztuką wojenną, t. II, Oświęcim 2013, s. 259–299. /''Mağlup düşmemiş adamlar'' Teslis Siperi Kalesinde Süvari Alayı Defterleri 1693-1695:  Eski Polonya Askeri Sanatı Araştırmaları 2. cilt [içinde] s. 259-299

M. Wagner, Stanisław Jabłonowski (1634–1702): Polityk i dowódca, cz. 2, /Stanisław Jabłonowski (1634–1702): Siyasetçi ve komutan, bölüm. 2/  Siedlce 1997.

J. Wimmer, Wojsko Rzeczypospolitej w dobie wojny północnej 1700–1717, /1700-1717 yılları arası Kuzey Savaşı döneminde Polonya Ordusu/, Warszawa 1956.

J. Wojtasik, Ostatnia rozprawa zbrojna z Turkami i Tatarami w 1698 r., cz. I, „Studia i Materiały do Historii Wojskowości”, t. XIII/1 (1967), s. 63–127. /1698 yılında Türkler ve Tatarlar ile son silahlı mücadele., 1. bölüm,  Askeri Tarih Materyalleri, cilt. XVIII/1 (1967) s. 63-127/

 

       [1] Lehistan’ın İstanbul Elçisi Jan Gniński’nin soyadından

 

Autorzy zdjęć/grafik:Krystian Trela (19)Oskar Kubrak (9) - w sumie 28.