wybierz język: Türk Polski Україна English

Ortak sınır – Ortak miras

Dinyester (Turla) nehri kenarındaki Polonya ve Türk kalelerine yeni bir bakış

TEREBOVLYA

Jan Jerzy Sowa 

Varşova Üniversitesi 

 

Terebovlya

Eskiden gür ormanların içinde yer alan (''Terebovlya'' adı eski Rus dilinde ağacı kökünden sökmek anlamına gelen теребити sözcüğünden gelmektedir) ve Hnizna nehri ile Peçenya deresinin çatalında bulunan serp burun, etrafa hakim olup sadece kuzeyden ulaşılabilen bir yer olarak muhteşem savunma özelliklerine sahiptir.

Muhtemelen de burası, XI ve XII yüzyılda Galiç-Volin Knezliği'nin en önemli merkezlerinden biri olan ''grod''un (duvarla çevrili yerleşim yeri, ukr.град) bulunduğu yerdi.

Eteğinde de sonraki dönemlerde Terebovlya'nin Eski Şehir kısmı olan şehir merkezi gelişmiştir. XIII. yüzyılda Terebovlya'nın önemi azalmıştır. Belki de o dönemde şehir ilk defa Moğol İstilalarına maruz kalmıştır. Bozkır göçebeleri ve onların artık yerleşmiş torunları olan Osmanlılar, şehrin ve kalenin tarihinde önemli rol oynayacaktı.

XIV. yüzyılın ortasında Rus-i Hamrȃ, Polonya kralı III. Kazimir hakimiyetine girmiştir. Kral o bölgede hakimiyetini sağlamlaştırmak için örneğin Roscislavoviçler grodunun yerine görevi yakında bulunan önce Tatarlara sonra Litvanya'ya ait Podolya sınırını korumak olan ahşap bir kale inşa ettirmiştir.

Kalenin inşa edilmiş olması, yerleşimin gelişimini olumlu şekilde etkilemiştir.

1389 yılında yerleşime Vladislav Jagiello tarafından Magdeburg kanunları hükümünce haklar verilmiştir. Bu olaydan yaklaşık 30 yıl sonra Hnizna nehri kenarında yeni şehir yükselmiştir. 

Bu dönemde Terebovlya önemli bir idare merkezi haline gelmiştir. Burada, civarda yaşayan asillerin mahkemeleri yapılırdı, kalede kralın tayin ettiği kaymakam ikamet etmeye başlamıştır.  Birkaç on sene sonra Tatarlar yine komşu olduklarını hatırlatmıştır. İstilacılar 1453, 1467 ve 1515 yılında Terebovlya'nın dibinie gelmişlerdi. Sonraki dönemde Terebovlya kaymakamı olacak Kraliyet Kır Hetmanı (Leh. Hetman Polny Koronny) Jan Tworowski 1515 yılında şehri savunmak için Tatar ordusuyla azimle savaşmıştır. Bir sene sonra aynı mekanda Podolya voyvodası Marcin Kamieniecki ile Kamaniçe kaymakamı Stanislav Lanckoronski baskından dönen bir Tatar çapul birliğini bozguna uğratmışlardır. 

1498 yılında Terebovlya Moldova Hospodarı Boğdanlı Ştefan'ın (Büyük Ştefan) ordusu tarafından fethedilmiştir.  Bütün bu olaylar şehrin durumunu etkilemiş olacak ki mahkemeler bile geçici olarak Bucaş'a geçirilmiştir.

Terebovlya'yı bu çöküşten kalkınması amacıyla mütevali Leh Krallar şehre bir sürü yararlı imtiyaz tanımıştır. İmtiyazlar, şehir halkı için sınır bölgesinde yaşamanın beraberinde getirdiği sıkıntılarla zorlukların telafisi olacaktı. 1534 yılında eyaletin kaymakamı ve aynı zamanda Krakov kaştelanı (kale kumandanı) olan Andrzej Tęczyński (Andrey Tençinski) kendi maddi imkanlarıyla (hala ahşap olan) kaleyi tamamen yeniden inşa ettirir.

1552 yılında meşhur Rota (süvari taburu) Kumandanı Bernard Pretficz (Pretfiç) Terebovlya kaymakamı görevine getirilmiştir. Terror Tartarorum ve murus Podoliae lakaplarını kazanmış olması tesadüf değildir. Ancak bu tayin, önceleri Podolya eyaletinde Bar kaymakamı olduğundan, doğu sınırının akıncısı için bir nevi sürgün sayılırdı. Pretficz, Osmanlı Padişahı ile Pretficz'in düzenlediği saldırılar yüzünden bozulmuş ilişkilerin onarılması için sınırdan daha uzak bulunan Terebovlya'ya gönderilmiştir.

1575 yılında Tatarların Podolya ve Rus-i Hamrȃ 'ya düzenlediği büyük istila sırasında Terebovlya da yağmalanmış ve yakılmıştır. Bu tecrübeler sonucunda o güne kadar hiç bir tahkimata sahip olmayan şehrin kale duvarı ile (surlarla) çevirilmesi planlanmıştır. Ancak bu proje, Hnizna nehri kenarında bulunan şehir 1594 yılında Severin (Semen) Nalivayko'nun önderliğinde ayaklanmış Kazaklar tarafından yağmalanıp talan edildiği için gerçekleştirilememiştir. XVII yüzyılın başında da Terebovlya ve etrafı devamlı ordanın saldırılarına maruz kalmaktaydı.

Müteakkip Tatar baskınları ve Osmanlı İmparatorluğu ile savaş (1620-1621) Terebovlya'nın savunma kapasitesinin pekiştirilme ihtiyacının ne kadar acil olduğunu göstermiştir. Bundan dolayı olacak ki Terebovlya'nın sonraki kaymakamı tecrübeli asker albay Aleksander Balaban,   kale burcu sisteminde modern bir taş kale inşa etmeye karar vermiştir. 1631 yılında temeli uzatılmış deltoid (üçgen) şeklinde olan kale tamamlanmıştır.

Hnizna nehri ile Peçenya deresinin çatalındaki burunda, top ateşiyle şehrin bulunduğu vadiyi koruyan koskoca bir burç yer almıştır.

Kale tahkimatına ulaşılan tek taraf olan kuzey cepheyi, batı ve doğu köşede bulunan iki tane çokgenli burç ve olası düşmana doğru yönelik angul denilen çıkık köşeli kale duvarı koruyorudu.

Duvarlarda ateşli silah için mazgallar yerleştirilmişti. Kalenin kapısı doğu duvarında, köşe burcunun yanında bulunuyordu. Kale kapısının yanında ''hayduklar (esk. asker) izbesi'' vardı.

Avluda kuyu ve erzakların muhafaza edildiği kilerler yapılmıştı. O dönemde de askerlerin etrafı gözetleyebilmesi ve yaklaşan düşmana ateş edebilmesi amacıyla kalenin etrafı temizlenip eski dönemlerden kalma kalıntılar giderilmiştir.

 

Savunma işlevinin dışında kalenin ayrıca idari görevi vardı. Ondan dolayı ana avluda bir katlı kaymakam konağı yapılmış, doğu burcunda siciller ve tapu-mülk defterleri muhafaza ediliyordu, batı burcunda ise asiller mahpushanesi vardı. Kaleye bitişik mahalde mecburi görevi kale duvarlarını savunmaya iştirak etmek olan şehir sakinleri oturuyordu.

Kale ilk sınavdan 1648 yılında Chmielnicki Ayaklanması sırasında (Bohdan Khmelnytsky isyanı) geçebilirdi ancak Pyliavtsi (Ukr. Пилявцi, Leh. Piławce) muharebesinin mağlubiyet haberlerini alan savunucular kaleyi terk ettiler. Durum böyle olunca kale Kazakların, Tatarların ve yerel halkın ganimeti oldu. Bir sene sonra Terebovlya tekrar İslam Girey III ve  Bohdan Khmelnytsky'nin askeri birlikleri tarafından talan edilmiştir. Kale 1651 yılında istilacılara karşı koyabilmiştir. Bir sene sonra Batih (Leh. Batoh) muharebesinde kral ordusu bozguna uğratılınca kale sakinleri ve civarında oturan asiller kaleyi mesken tutmuşlar, ancak o zaman Tatar- Kazak birlikleri Rus-i Hamrȃ topraklarında taarruza geçmemişlerdir.

Kale için, Kazak isyanları döneminin bilançosu çok ağırdı. Terebovlya savaştan dolayı bir kez daha tamamen yıkılmış, harap olmuştur. XVII. yüzyılın 60lı yıllarında kral ordusunun bu bölgede sık sık konuşlanması, şehrin ve etrafındaki yerleşimlerin yeniden inşa edilmesi için elverişli bir durum değildi.

1672 yılında Polonya - Osmanlı İmparatorluğu savaşı başlayınca Terebovlya tekrar doğrudan bir tehlikenin altına girmiştir. Asiller ve Terebovlya sakinleri yeniden kaleyi mesken tutmuştur. Galiç Avcısı Kazimir Kavetski (Leh. Kazimierz Kawecki) kale kumandanı görevini aldı. 

4 eylül 1672 yılında Türkler, tarihte ilk defa Terebovlya'ya gelmişlerdir. Ertesi gün şehri ateşe vermiş, ancak kaleyi fethedememişlerdir. Direniş 9 eylül'e kadar sürmüştür. O tarhite kaleyi savunan birlikler, teslim olmak istmeyen Bucaş ve Budaniv'in korkunç talihini öğrenince silahı bırakmaya karar vermişlerdir.

Bu kararın üzerine kale takımı Bucaş yakınlarında bulunan Padişah ordugahına gidip IV. Mehmet'e bağlılığını bildirmiş, biat etmişlerdir. Kaleye kısa süreliğine Yeniçeri askerleri girmiştir.

Kamaniçe Türkler tarafından ele geçirildikten sonra Terebovlya'nın stratejik anlamı ciddi derecede artmıştır. Terebovlya kalesi Osmanlı'ya ait Podolya ile Lviv arasındaki en önemli kale haline gelmiştir. Bunula ilgili olarak 1674 yılında özel olarak çağrılmış olan Meclis, Terebovlya kaymakamı Rafal Makoviyetski'ye (Leh. Makowiecki) kalenin tahkimatında gerekli olan tamiratları yaptırmış, bir sene sonra ise 1675 yazında Türk seferi karşısında III. Jan Sobieski kaleye yaklaşık 80 askerden oluşan, Jan Cetner'in Piyade Alayından Szczurowice kaymakamı komutan Jan Samuel Chrzanowski komutanlığında bir piyade birliği göndermiştir.

Birkaç bin askerden oluşan Osmanlı ordusunun gelmek üzere olduğu haberini alan yerel halk önceleri de olduğu gibi soluğunu kalede almıştır. Böyle olunca kalenin savunmasına yaklaşık 30 asil ile arkebüzlü 200 köylü destek vermiştir. Chrzanowski kale kumandanı oldu.

Askerlerin elinde 11-12 top bulunuyordu. Şişman ünvanıyla tanınan İbrahim Paşa komutanlığında ilerleyen Osmanlı Ordusu'nun eline Zbaraj ve Podgaytsi (Leh. Podhajce) geçti. Aynı tarihte Tatarlar Lviv'e saldırmış, ancak III. Jan Sobieski askerlerine yenilmiştir. 21 eylül 1675 tarihinde Osmanlı Ordusu Terebovlya yakınında ordugah kurup şehrin kuşatmasına geçmiştir (şehir hep böyle durumlarda olduğu gibi yakılmıştır). Türkler kalenin en kolay ulaşılabilen kuzey duvarını patlatmaya çalışmışlar ancak Chrzanowski'nin büyük bir beceriyle yönettiği karşı taarruzlar buna engel olmuştur. Düşman tarafından yerleştirilen mayinlar ise tahkimatta ciddi zararlara sebep olmamıştır (bu, kalenin konstrüksyonunun ile Makowiecki tarafından yaptırılmış tamirat ve bakım çalışmalarının ne kadar sağlam olduğunun kanıtıdır).

Topçu ateşi de istenilen sonuçları vermemiştir. Asillerin bir kısmı teslim olmaktan yana olsa da komutanın eşi De Frezen soyundan Anna Dorota Chrzanowska'nın müdahalesi sayesinde bu karardan vazgeçmiştir. Bu rivayet efsane olarak anılmaktadır.

İbrahim Paşa 4 kez kaleye taarruz etmiş, fakat tahkimatın nispeten sağlam durumundan dolayı hiçbiri başarılı olamamıştır. Kral III. Jan Sobieski'nin komutanlığında yardım- kurtarma birliklerinin gelmekte olduğu haberi Türk-Tatar ordusunun geri çekilmesini sağlamıştır. Ayrıca Osmanlı Ordusu için savaş mevsimi de bitmek üzereydi. 4 ekim gecesi 1675 yılında Osmanlı Ordusu Podolya'ya çekilmiştir. İki hafta süren kuşatma Polonya tarafının zaferiyle bitmiş, Chrzanowski'ye ise oberşterleytnant - yarbay rütbesi ile asilzadelik verilmiştir. 

İki Türk savaşının arasındaki barış döneminde de Terebovlya, kaymakamlık merkezi olarak içinde kral ordusunun ana güçleri konuşlandığından önemli stratejik rol oynamıştır.

1683 yılında tekrar Osmanlı İmparatorluğu ile savaş başladı, 1685 yılında ise  kaleye tekrar oberşterleytnant Chrzanowski geldi ancak bu sefer Cetnar'ın bütün alayının komutanı olarak. Askerleri 1686 yılında Stopnica Kaymakamı Franciszek Lanckornski'nin Jan Kurtz komutanlığında piyade alayı yerini alıncaya kadar kalede mevzilenmiştir. 

İki yıl sonra mayıs 1688 tarihinde, şehir, tarihinin en büyük faciasını yaşamıştır. Ordu gizlice şehre yanaşmış ve önden Lipka Tatarlarından oluşan bir birliği göndermiştir. Birlik Lehistan Kralı Hizmetinde savaştığını ileri sürerek şehir muhafızlarını kandırmış ve kale kapısını ele geçirmiştir. Bu sayede Tatarlar Terebovlya'ya girmeyi başarmış ve yerel halkı esir almaya başlamıştır. Halkın bir kısmı kaleye sığınmayı başarmış, bir kısmı ise Karmelitlerin taş manastırına kaçmıştır. Yine de 120 Terebovlyalı esir alınmıştır.[1]

                Şehir birçok kez düşman tarafından yağmalanmış olsa da bu sefer sakinleri esir alınmıştır. Kral Ordusunun birlikleri sürekli olarak kale ve civarında konuşlandığı Lehistan – Osmanlı savaşı bitince ve Kamaniçe yeniden kazanılınca Terebovlya kalesinin çöküşü başlamıştır. Osmanlı İmparatorluğu ile olası ihtilaflar tehlikesi ortadan kalkınca XVIII. yüzyılın 30lu yıllarında kalede bulunan toplar çıkarılmış, kale tamamen boşaltılmıştır. XIX. yüzyılın sonunda harabe olmuştur. Övgüye değer geçmişini hatırlatan tek unsur şehrin bahçesinde bulunan Anna Dorota Chrzanowska heykeliydi.

1900 yılında komutanın cesur karısının anısına yeni bir heykel dikilmiştir (1944 yılında yıkılmış ve 2012 yılında yeniden inşa edilmiştir).

XX. yüzyılın 30lu yıllarında kale kalıntılarının renovasyonu yapıldı.

 

Kaynakça:

Krakov PAU/PAN Kütüphanesi, (rkps) 1081 nolu elyazması.

Wroclaw, Ossolinscy Devlet Müessesesi Kütüphanesi, (rkps) 250 nolu elyazması.

W. Fedorowicz, A. Czołowski, Trembowla (Terebovlya), [w:] SGKP, cilt. XII, Warszawa 1892, s. 459–468.

M. Wagner, Wojna polsko–turecka w latach 1672–1676, cilt. II, /Lehistan-Osmanlı Savaşı 1672-1676, cilt I-II/ Zabrze 2009.

 

 

 

R. de Hooghe, Trembloa [sic] strenue defense, regis auxiliis liberata, yaklaşık 1676, oymabaskı, Krakov Milli Müze.

 

 

 

[1]              O dönemin Büyük Kral Hetmanı Stanisław Jabłonowski olayı şöyle anlatır: „onları [Tatarları] Terebovlya'ya Lipka Tatarları gün daha iyiyce ağarmadan getirmişti. Şehir muhafızları nöbetteydi ama düşman önden bir kaç tane Lipka Tatarını gönderip strategamate usus [hile] yapmış, Lipka Tatarları bizim sancak altında savaştıklarını söyledi ve şehrin içine gürültü yaparak girdi.  Dum curis exercita corpora somnus [tasalardan yorgun düşmüş vücutlar uykuya dalmış] insanın içine dalmışlar, halktan yaklaşık 120 kişiyi esir almışlardı. Diğer kale de uzak değildi, praesidium [takım]  ya el silahından ya toplardan ateş ediyordu. Karmelitler Kilisesi de  tahkimatı eksik olsa da sığınmaya elverişli taş kiliseydi (...) Günde bir buçuk saat eğlenip gidiyorlardı” (Krakov, PAU/PAN Kütüphanesi, rkps (elyazması)1081, s. 63–64).  

Autorzy zdjęć/grafik:Krystian Trela (19) - w sumie 19.