wybierz język: Türk Polski Україна English

Ortak sınır – Ortak miras

Dinyester (Turla) nehri kenarındaki Polonya ve Türk kalelerine yeni bir bakış

DİĞERLERİ

Yeniden bulunmuş Meryem Ana İstihkâmı (Siperi)

Haziran ayında proje çerçevesinde düzenlemiş olduğumuz gezi sırasında ekibimiz Dinyester (Turla) nehri kenarında bulunan ufak bir Polonya kalesinin izlerini bulmaya çalıştı.

Söz konusu siper, tedarik ve ikmal konvoylarıyla Osmanlı İmparatorluğu ile savaşlar sırasında Teslis kalesine ulaşmaya çalışan askerleri muhafaza ediyordu. Maalesef o defa bu müstahkem mevkiinin kalıntılarının izlerine rastlamamıştık. Arama çalışmalarına daha iyi bir şekilde hazırlanıp bir süre sonra oraya dönmeye karar vermiştik.

 

Siperin kalıntıları, XVIII. yüzyılın sonundan kalma ve F. von Meg'in hazırladığı Galiçya haritasının üzerinde işaretliydi. Tahkimat, ''Grudek'' köyünün batısında bulunan bir yolun üzerinde bulunacaktı.

Uydu görüntülerinin dikkatle tetkik edilmesi sayesinde bahsi edilen bölgede iki kale burcunu çağrıştıran bir dış kontur, bir çevre çizgisi bulundu. Yine de oraya gidip saha çalışmalarına başlamadan önce içimizde hep bir şüphe vardı... Acaba orası gerçekten aradığımız yer mi? diye... Uzaydan çekilmiş gürüntülerdeki okunaklı çevre çizgisi, güney ve batı kale burçlarının kalıntılarının izini gösteriyor olmalıydı. Yukarıda sözü edilen eski haritanın üzerinde batı kale burcu işaretlenmemişti. Muhtemelen o dönemde de izi bulunmadığından olacaktır.

 

Sonunda yerimize ulaştık. Kuş bakışı veya uzaydan görünümle karşılaştırıldığında yüksek yaban otlarının arasında toprak setlerin ve hendeklerin kalıntılarını bulmak çok daha zordur ama doğu tarafında korunmuş hendeğin ayırdığı bir platform oluşturan ufak bir toprak seddin izleri mevcuttu. Bahsedilen platformun üzerinde muhtemelen XX. yüzyılın başından kalma çiftliklere ait bir bina ve büyük olasılıkla Sovyet dönemine ait başka yapılar bulunmaktadır. Biraz daha ileride, Dinyester nehrine doğru giderken olası müstahkem mevkiinin dışında çağdaş bir mezarlığın kabirleri gözükmektedir. Yeni yapılmış mezarların toprağı temizdir. İçinde toprak kapların kırıntılarını veya eskiye ait bir insan faaliyetinin izi olabilecek başka bir şey yok... Yakınlarda bir mezarcı mezar kazıyordu. Yanına gidip sohbet etmeye başlıyoruz. Burayla ilgili sorular sorunca kendisinin buralı olmadığını ama burası hakkında bilgisi olan birini tanıdığını söylüyor. Cep telefonunu çıkartıp arıyor. Tanımadığımız muhbir tahminlerimizi doğrultuyor... Burası halk arasında ''Polonya derbendi'' olarak biliniyormuş. Olmamız gereken yerdeymişiz! Siper bulundu! Mutlaka yakın gelecekte oraya dönmemiz gerek. Tarlalarda hasat olmadığı zamanda gidip daha ayrıntılı ve kapsamlı bir araştırma yapmamız gerekir.

 

Uydu görüntlerindeki izlere dönecek olursak müstahkem mevkiinin dikdörtgen planlı olup, uzun kenarlarının NE-SW hattına yönlendirilmiş olduğu eklenebilir. Siperin uzunluğu kesin değil, ancak tarladaki toprağın renginden yola çıkarak 190 metre olduğu yönünde bir tahmin yürütülebilir.

İki kale burcunun izleri sayesinde siperin genişliğini hesaplamak daha kolaydır. Yaklaşık 120 metre idi.

 

Siperin üzerine kurulduğu toprak kabartmasından Dinyester nehrinin yakın kısmını (güney-batı yönünde yaklaşık 700 metre) ve Seret nehrinin sığ geçit yerini (güney-doğu yönünde yaklaşık 1000 metre) gözetlemenin mümkün olduğunun altını çizmek gerekir.

Bu mesafeler, siperde bulunan askerlerin yukarıda bahsedilen hedefleri etkili bir şekilde top ateşine tutmaya şansı olmadığını gösteriyor. Bu, siperin daha çok gerekli olduğunda süvarilerin taarruza geçtiği bir gözetleme, bir nöbetçi kulesi ve Teslis kalesine gitmekte olan yardım konvoyları için güvenli bir sığınak olduğunu kanıtlamaktadır.